+ Bilgi Diyari » SERBEST KÜRSÜ » Siyaset Köşesi
|- Kavgaya Hayır, Kardeşliğe Davet

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Kavgaya Hayır, Kardeşliğe Davet  (Okunma sayısı 340 defa)

Çevrimdışı HasBahCa

  • Administrator
  • Sr. Member
  • *****
  • İleti: 410
  • Cinsiyet: Bay
    • HasBahCa
Ynt: Kavgaya Hayır, Kardeşliğe Davet
« Yanıtla #2 : Aralık 10, 2009, 06:53:09 ÖÖ »
[admin]Aradan yine seneler geçti ama değişen bir şey yok. Yine aynı oyunlar oynanıyor. Çağrı halen güncelliğini koruyor[/admin]

Çevrimdışı HasBahCa

  • Administrator
  • Sr. Member
  • *****
  • İleti: 410
  • Cinsiyet: Bay
    • HasBahCa
Kavgaya Hayır, Kardeşliğe Davet
« Yanıtla #1 : Kasım 05, 2007, 05:35:58 ÖS »
Aşağıdaki yazıyı 24 Eylül 1997 de SCT haber grubunda yayınlamış ve bir de not bırakmışım Bu yazı 10 sene sonrada güncelliğini koruyacak diye
10 sene sonra bile aynı çağrı geçerli
Hele bugünlerde Türk Kürt kavgasına provakatörlerin uğraşları daha da arttı. Nizami Alem Ocaklarının Alperenlerin yaptığı bu çağrıyı lütfen bir daha bu güne uyarlayarak okuyun
 
-------------------------------
 
Merhaba
Bu yaziyi eskiden de gec mistim ama yine geciyorum cunku bana oyle
geliyorku 10 sene sonrada ayni yaziyi tekrar yazsam ozelligini
kaybetmeyecek ve Aktuel olarak o gun yazilmis bir yazi gibi taze olacak
ne zamana kadar mi biz bu cagriya uyup kardes olana kadar.
Hasan Baha CAYIR
KAVGAYA HAYIR

Varligini düsmanliklar üzerine kuran ve bununla sürdürmeye çalisan
mevcut siyasal sistem, toplumu içine düsürdügü açmazlarla
 yönetmeye çalismaktadir. Tikandi denen sistem,
varligini sürdürebilmek için topluma daha agir bedeller
 Ã¶detmekten çekinmeyen bir duruma gelmis bulunmaktadir. Toplumu olusturan unsurlar
hem kendi içiyle, hem de disiyla kavgali durumdadirlar. Toplumsal konsensusu olusturabilecek her adim,
Dis mihrak, Iç mihrak yaygaralariyla etkisiz hale getirilmekte, toplum
degisik alanlarda ortaya çikan kaosu anarsi, bölücülük, fuhus, gecekondu, sefalet, issizlik,  
vs..  yasamaktadir. Kökleri derin de olsa, sonuçlari itibariyla kavgali bir
toplum yapisi sekillendirilmistir. Böylece rejimi köklü bir elstiriye tabi tutarak topluma alternatif bir program sunan ve programin
iktidara gelebilmesi için mücadele veren gruplarin öncelikle
birbirleriyle ugrasmasi, kavga etmesi kisa
dönemde bu gruplara belirli katilimlarin olmasini ve de taraf
tarlarinin aktif hale gelmesini saglamasina ragmen, pek çok yönden rejime  
rahat nefes aldiriyor. Rejime rahat nefes
aldiran gelismeleri ve rejimin tutumunu kisaca söyle siralaya
biliriz.

1-Sistem kendisine talip alternatif haraketlerin birbirine düsmesi
durumunda önce üçüncü sahis gibi ilgisiz görünür. Daha sonra yer ve
ortami hazirladiginda hakem olduguna hükmeder ve müdahale eder.

2-Sistem, kendisine talip silahli alternatif hareketlerin karsisinda
kendi kolluk güçlerini çikarmak yerine, gruplarin kendi aralarinda
sürtüsmesini arzular ve bu sürtüsmeyi körükler.
Bunun sonucunda da alternatiflik iddiasiyla toplum içinden sivrilmis
gruplar birbirleriyle kavga ettikleri için törpülenirler, yapilan
propoganda ve çalismalarda bu gruplar vatandasin
gözünde küçültülerek, rejim için tehlike olmaktan uzaklasirlar.
3-Terör ve diger sosyal aksakliklar, basin, diger iletisim araçlari
yoluyla topluma öyle bir aktarilir ki yönetime(!) yapilacak darbe, adeta
mesrulastirilir. Ve bütün bu asamalar yasandiktan sonra saat tekrar basa kurulur. Hukukun üstünlügü adina
hukuku ayaklar altina alanlar, önceden giydirilmis bol elbiseyi
daraltirlar. Bu arada ülkenin kapilari milletler arasi kapitalizme sonuna kadar açilir.

Bütün bunlar bilinirken, ülke son yillarda bir çok sosyal çalkantiya
sahne olurken simdiye kadar birbirleriyle sicak mücadeleye girmeyen tüm
gruplari (eger engel olunmazsa) oldukça sicak günler bekliyor. Özellikle büyük sehirlerde provakasyon
 ve eylem türü hareketlere sikça rastlanmaya baslandi. Bunlara karsi  her ortamin
usagi olmayi kendine siar edinmis, ayakta kalmanin kosulunu sisteme degneklik yapmaktir ilkesiyle hareket
eden medya ve içerisindeki eski Komunist olduklarini söyleyen yeni
Kapitalist sistem usaklarinin ve de eskiden Ülkücü hareket içerisinde yer almis(!) pavyon ve tahsilat
maceralarina girisen ülkücü eskilerinin istedikleri mecralara kul
olmalarina, sokaga inecegiz demelerine hepsinin de senaryolarin figuranligina soyunmalarina da karismiyor
 ancak onlari uyarmakla yetiniyoruz. Gerilimi tirmandiracaginiza sizlere yapi
lanlari Sizler üzerinizde oynanan oyunlari, yapilan iskenceleri, haksizliklari, basiniza gelenleri  
 kahramanlik ayaklarina yatmadan bugünkü gençlige gerçekleriyle anlatiniz ki;
sizlerin düstügünüz hatalara bugün kimse düsmesin ve kavgasiz bir ortamda yasayalim. Yoksa kesin sesiniz
i ve oturun oturdugunuz yerde. Her iki taraftan da çile çekmis kenarda  köse
de sessizce haksizliklara isyan eden sistemin provakötörü olmak istemeyen issiz, sakat, yetim kalmis
garibanlardan(!) gerçekleri gerçekçe anlatabilecekler hala vardir.
 
Gençler kavgaya girmeden evvel bunlarin baslarindan geçenleri arastirin, bulabilirseniz bunlardan 12  
Eylül 80 öncesini ve hücreleri tekrar, tekrar dinleyin. Bütün bunlara ragmen hala
kavga etmek isterseniz aranizda halledin.
Sakin bizleri araniza çagirmayin.!
Bizler Nizam-i Alem hareketinin mensuplari olarak kavgadan korkmadigimizi, cesaretimizin sinirinin olmadigini geçmiste de ispatlamistik. Bunu bilmeyen yok. Eger bugün
"KAVGAYA HAYIR" diyorsak, bu bizim mücadeleci ruhu terkettigimiz anlamina gelmemeli. Biz ne statükocuyuz ne de uzlasmaci!.. Köktenciyiz
ve bütüne talibiz. Eger biraz faydaci düsünürsek, solla girisilecek kavgalar, uzun vade de ele alinirsa ne
bizim ne de solun isine gelmez. Kavga ancak onu pohpohlamak isteyen  Ihtilal Mafyasinin  isine gelir. Ayrica bizim
görevimiz rejime gelmesi muhtemel tehlike karsisinda siper olmak degildir. Unutulmasin ki bugün solun bize vermedigi zarari sistem
katmerleyerek ve üzerine resmi damgasini vurarak veriyor. O halde sistemin oyununa gelmemeli asil mücadele
edecegimiz kurum sistemin kendisi olmalidir.

Yasadigimiz ülkede Türkiyedeki olaylardan etkilenmekte Türkiyedeki olan kivilcim buralarda ates halini almaktadir. Bu bakimdan sistem
in buradaki uzantilarida ayni oyunlari buradaki insanimiz üzerinde de oynamaktadir. Kavgaya girmek misafir olarak
bulundugumuz bu ülke de biz yabancilari daha da kötü sonuçlara götürecektir. Bu bakimdan sizleri ne olursa
olsun tahriklere kapilmamaya, kavga içerisinde degil haklarini alabilmek
için kenetlenmis bir toplum olmaya davet ediyoruz.
Bu yazida vurgulamak istedigimiz Nizam-i Alem ülkücüsünün tavrini en iyi sekilde özetledigi için  
yazimizi arka sayfadaki bildiri ile noktaliyoruz.

                                  KARDESLIĞE DAVET

Insanlarimizin yeniden kavga ve anarsi ortamina sürüklenmeye çalisildigi
son günlerde bütün insanlarimizi  Türk-Kürt, Alevi-Sünni, Sag-Sol  
ayirimi yapmadan hassas olmaya davet ediyoruz. Söyle bir geriye dönüp bakalim: Geçmisteki  
kavga ve anarsiden kim ne kazandi? Süphesiz, kavgada taraf olanlar hiç bir sey
kazanamamis, kazanan ise sadece sömürü düzeni ve sermaye olmustur. Daha dün kavga bahane edilerek, Türk
insaninin üzerine karabasanlar gibi çökülmedi mi? Bunun somucunda da
bastan sona bizim olan vatanin kaynaklari milletlerarasi kapitalizme peskes çekilmedi mi? Ve
hala da çekilmiyor mu? Bütün bu gerçekler hafizalarimizda tazeligini
korurken, son zamanlarda sik sik suna sahit olmaktayiz: Ülkemiz, Insanlarimiz özellikle gençlerimiz
yeniden birbirlerine düsürülmeye çalisilmaktadir. Farkli dünya
görüslerine sahip olsak bile Alevisiyle,
Sünnisiyle, Türk'üyle, Kürt'üyle, Laiki , Antilaiki , Sagcisi, Solcusu,
Müslümani, Hiristiyani .... ile birlikte yasayabilmemiz mümkünken bir
takim güçler gruplarin arasina sizarak, kitlelerin birbirine düsmesi için anarsiye kivilcim olma gayretini
israrla gütmektedir. Bu oyunlari bosa çikaracak tek güç,  degisik grup
veya görüslere sahip olsalar bile hosgörüyle hareket edebilen insanlik kitlesidir. Bu yüzden sizleri
gruplar arasina sizarak, onlari bir baska grup, sahis veya kurumlara
karsi kiskirtmak isteyenlere karsi uyanik olmaya davet ediyoruz. Sizleri gruplar arasina sizmis tahrikçilere
uymaya degil, kendi düzenlerini devam ettirmek için çatisma ortamina ihtiyaç hisseden resmi-sivil
provakatörler ile provakasyona müsait, saglikli düsünemeyen,
maceraperest bir kaç ruh hastasini ayiklamaya, onlari gruplar disina
itmeye davet ediyoruz. Biz Nizam-i Alem ülkücüleri olarak sizleri kamplasmalara degil, soyguncu kapitalist
sisteme karsi orak tavira ve yasadigimiz ülkede haklarimizin tam olarak
alinabilmesi için Hosgörü içerisinde isbirligine davet ediyoruz.