+ Bilgi Diyari » DİNİ BİLGİLER » Diğer Dinler
|- MASONLUK Nedir?

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: MASONLUK Nedir?  (Okunma sayısı 533 defa)

Çevrimdışı Sessizlik

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1000
MASONLUK Nedir?
« Yanıtla #1 : Ekim 04, 2007, 09:00:46 ÖS »
[align=left]MASONLUK
Uluslararası bir menfaat kuruluşu. Bünyesine özel vasıflı ve seçkin insanları alarak geniş bir teşkilatlanma içerisine giren masonlar, dünyanın hemen her yerinde seslerini ve etkilerini duyurmuşlardır.
Masonluk, Yahudiliğin gizli faaliyet gösteren bir örgütüdür. Bütün rütbelerini, sembollerini muharref Tevrat'tan almıştır. Giriş törenleri Tevrat doktrinine uygun olarak yapılır.

Masonlar, Yahudilerle olan bağlarını sürekli inkâr etmekte ve onlarla hiçbir ilişkilerinin olmadığını iddia etmektedirler. Eğer Yahudilerle olan bağları anlaşılırsa, toplum tarafından hoş karşılanmayacaklardır. Bunun yerine kendilerini bir hayır kurumu, bir kardeşlik, yardımlaşma cemiyeti olarak topluma lanse etmeye çalışmaktadırlar.
Masonlar yalnızca üyelerine mahsus olarak çıkarttıkları Mimar Sinan, Türk Mason Dergisi, Akasya, Büyük Şark gibi dergilerde, Yahudilerle olan bağlarını açıkça ifade etmektedirler. "Ritüellerimizde Tevrat'tan sayısız alıntılar mevcuttur" (Mimar Sinan, Sayı 47, s. 39).
Tevrat'ın, Yahudi ırkının bir ideoloji ve doktrin kitabı olduğunu öncelikle belirtmekte fayda vardır. Bu ideolojinin siyaset sahnesindeki ismi Siyonizmdir. Siyonizm, Masonluk hep Tevrat'tan kaynaklanan felsefenin uygulamadaki örnekleridir. [/align]
 
[align=left]Bozulmuş ve değiştirilmiş Tevrat'ta Yahudi ırkının dünya milletlerine yapması emredilen vahşet ve katliam şekilleri ayrıntılı bir biçimde belirtilirken, gizli, dikkat çekmeyecek yöntemler de detaylarıyla anlatılmış, çeşitli yollar gösterilmiştir. Bu yöntemler uygulandığında milletler içten çökertilecek ve ne hedef alınan milletler bunu farkedebilecek, ne de olayların arkasında bir Yahudinin ismi duyulacaktır. [/align]
 
[align=left]Sadece kendi gizli kaynaklarında Yahudilikle ilişkileri anlaşılan Masonluk, işte Yahudiliğin Tevrat'ın telkinlerini aynen benimseyen ve gizli faaliyet gösteren kollarından biridir.
Masonlar, Yahudilikle olan alâkalarını gizli tutmayı lüzumlu görmektedirler. Çünkü Siyonizm ile aynı amacın güdüldüğünü anlatarak faaliyet göstermek yerine, yardım kuruluşlarını paravan yapıp hayırsever kişiler görünümü altında bu amaca hizmet etmek kendileri açısından daha verimli sonuçlar doğurmaktadır.
Masonluk, esas itibariyle Yahudi olmayan birtakım insanları bir gizli dernek çatısı altında toplayıp, eğiterek, onları herhangi bir sahada Yahudiliğe ve Yahudilik ideallerine hizmet eder hale getirmek için verilen bir tedris usulüdür. [/align]
 
[align=left]Siyonistler, Yahudilik kavramıyla beraber, Siyonizm hedeflerinin insanları ilk planda ürkütebileceğini düşÃ¼nerek kendi tanımlamalarıyla, toplum içerisinde başarılı olmuş, meslek sahibi, zengin, saygılı kişilerle, kardeşlik, dostluk, barış gibi insanlara sıcak gelen kavramlarla Masonluk bünyesinde ve Rotary, Lions, Liones gibi kulüpler aracılığıyla çalışmalarını sürdüregelmişlerdir. Böylece hem Siyonist hedefleri ilk planda öne çıkarmamış olmak ve hem de Yahudi olmayan insanlar vasıtasıyla Yahudilik ideallerine hizmet ettirmiş olmak amacını gerçekleştirmişlerdir (Ali Uğur, Masonluk, Soruşturma Dış Politika dergisi, s. 3). [/align]
 
[align=left]Ütopist mahiyette insanlık, dünya vatandaşlığı, enternasyonalizm gibi kozmopolit ilkeleri benimsediğini iddia eden, ancak aynı teşkilat mensuplarını kardeş gören ve teşkilat içindekilere yardımcı olan; inanç ve vicdan hürriyeti mücadelesinde bulunmakla beraber, Masonluk imanını benimsetmek isteyen; umumiyetle liberal, kapitalist, kendi inancına uymak şartıyla imtiyazlı; oligarşik olmakla beraber sözde demokrat görünen; ehliyet, liyakat, fazilet esaslarına, Mason kardeşliğini tercih eden; malî imkânları ve elemanları geniş bir teşkilata sahip, disiplinli, otoriter, beynelmilel hüviyetteki bu kurum, gizli, esrarengiz birtakım gelenek ve sembollere sahip bulunuyor. Bu sembollerin köklerinin (üçgen, nur, altı köşeli yıldız, akasya, duvarcılık, hiram-mabet şekli vs.) eski Mısır ve Yahudi geleneklerine dayandığı Masonluk yayınlarında belirtilmiştir. Masonluk, insanlığı bir bütün olarak görmek istemesine rağmen yalnız birbirini kardeş tanıması, ehliyet, liyakat vb. vasıflar yerine locaya mensup olduğu için himaye görmesi, bir tehlike anında veya bir yardım isteğinde kendi milletine karşı da olsa, loca mensubunun yardımına yönelinmesi, kozmopolit mahiyeti, biricik hakikatin yalnız Masonluk ilkelerinde görülmesi, zaman zaman din ve milliyet aleyhindeki tutumu dolayısiyle, localarda Yahudilerin, dönmelerin bilhassa önemli mevkilerde bulunması gibi sebeplerle, itirazlara uğramış ve Yahudi emellerine, ülkülerine vasıta olduğu İsrail devletinin kurulması için bir araç olarak kullanıldığı ve Yahudiliğin beynelmilel himayesinin arka planda bulunduğu ileri sürülerek tenkid edilmiştir (Ömer Rıza Doğrul, Eski Mısır'da Masonluk İzleri, Selâmet Mahfilinde Dört Konferans, İstanbul 1930, s. 4). [/align]
 
[align=left]1717'de kökleri çok eski olduğu halde İngilterede kurulup geliştirilen Masonluk, İngiltere Yahudileri yanında, İngiliz Emperyalizminin sömürgeciliğinin yanında, her tarafta ajanlar, sempatizanlar, aldatılanlar, yanıltılanlar elde ederek gelişmiş ve İngiliz uyduluğuna bilerek bilmeyerek hizmete sevkedilmişlerdir. Aynı şekilde Amerika'da da Mason localarına Yahudiler kesinlikle hâkimdir. Orada da ticarî, iktisadî, siyâsî mevki sahip olmak isteyenler onun desteğine muhtaç hale getirilmişlerdir. [/align]
 
[align=left]1822-1884 yıllarında ilân edilen Anayasa ve arkasından yapılan seçimler sırasında meclis tutanakları gözden geçirilirse, Rumların, Ermenilerin ve diğer azınlıkların nasıl çıkar ve bölünme doğrultusunda gayret sarfettikleri anlaşılır. Bu konuda önemli rolü bulunan Mithat Paşa'nın kimliği bir hayli enteresandır. Macaristanlı bir hahamın oğlu olan Mithat Paşa, Türk devletinde yenilikler yapmağa başlamıştır. Yahudi prensiplerine dayanan mektepler açtırmış ve mekteplerde ihtilacı doktrinleri öğretmiştir. Mithat Paşa, Jön Türkler partisini kurmuştur. Bütün Avrupa'da kendi sırdaşı olan Simon Deutch'un talimatıyla yapılmıştır. Sultan Abdülaziz'in katli, Mithat Paşa'nın gözü önünde gerçekleştirilmiştir (Kemal Fedai Coşkuner, Yakın Tarihimiz ve Siyonizm, Orta Doğu, 10 Ocak 1976).
3 Kasım 1839 Sultan Abdülmecid'in tecrübesizliğinden istifade eden Mustafa Reşit Paşa'nın gayretiyle Tanzimat Fermanı ilân edildi. Bunun üzerine yabancı kuruluşlar, azınlıklar kuvvetlendi. Bu hareketi benimseyenlerce buna "Tanzimatı Hayriye" adı takıldı. Kozmopolitlik, yabancı etkisi ve aşağılık duygusu yayıldı. Bu sebeple buna "Tanzimatı Şerriyye" diyenler de vardır. Tanzimatı ilân eden Mustafa Reşit Paşa, İskoçya Mason locasına mensup bir kimseydi (Prof. Dr. Hikmet Tanyu, Siyonizm ve Türkler, İstanbul Bilge Yayınları, s. I, 281) [/align]
 
[align=left]Masonluktaki Tanrı anlayışı Deist bir anlayıştır. Deizm ise İslâmlık, Hristiyanlık, Musevilik gibi semavî dinlerdeki Allah inancına bir reaksiyon olarak ortaya çıkmıştır. Bu anlayışa göre, kainatı aşan bir varlık vardır. Fakat insanoğlu bu varlığı tam manasıyla bilemez. Onun için bu varlığa yakarılmaz, ondan birşey istenmez ve onun insanları sevmesi, imtihan etmesi beklenemez. Böyle olunca ahiret düşÃ¼ncesi ve öldükten sonra dirilmek fikri de iptal edilmiş oluyor. Deist anlayışı biraz daha ileri götürdüğümüzde Ateizm noktasına gelirsiniz. Zaten özellikle Fransız locasına kayıtlı masonlarda bu anlayış yaygındır (Yesevizade, Soruşturma, Masonluk, Dış Politika, sayı 3, s. 109). [/align]
 
[align=left]Sion kelimesi "Allah'ın krallığı" manasına gelir. Tevrat'taki üstün ırkla alâkalı ayetler Siyonizm fikrinin temellerini teşkil etmektedir.
Yahudilerin Allah'ın seçmiş olduğu millet olduğu yolundaki söylentilerin kaynağı Tevrat'ta çeşitli bablar içerisinde yer almaktadır. Bunlardan iki tanesi aşağıdaki şekildedir:
"Ben dedim: Siz ilâhlarsınız ve hepiniz Yüce Allah'ın oğullarısınız. Kalk, ey Allah (ey oğullarım) yeryüzüne hükmet. Zira, milletlerin hepsine sen varis olacaksın" (Mezmur Bab. 82, Âyet. 6-8 s. 598).
"Çünkü sen Allah'ın Rabbe Mukaddes bir kavimsin. Allahın Rab, yeryüzünde olan bütün kavimlerden kendisine has kavim olmak üzere seni seçti" (Tesniye Bab. 7, Âyet 6 s. 184). [/align]
 
[align=left]Yukarıdaki sapık ve ahlâk dışı sözde Tevrat ayetlerine daha yüzlercesini eklemek mümkündür. Bütün bunlar da göstermektedir ki, Masonluk; azmış ve gözü dönmüş Yahudinin Siyonist menfaatleri doğrultusunda ülkelerin yetişkin insanlarını kendine hizmet ettirerek ideallerini gerçekleştirmek yolundadır.[/align]
 
[align=left]Masonluğun gizli tarihi [/align]
Masonluk nedir? Türklerin masonlukla tanışıklığı ne zamana dayanır? Atatürk'ün kapattığı mason locaları neden açılmıştır. Günüzümüzde masonlar
[/align]
 
 
[align=left]Dört bölümden oluşan videoları izlemeden önce bu yazıyı okumanızı tavsiye ediyoruz..[/align]
 
[align=left]Yeniçağ gazetesi'nden Osman Tıraklı'nın Yurt Partisi Genel Başkanı ve İçişleri eski Bakanı Saadettin Tantan ile gerçekleştirdiği ropörtajın yayımı sürüyor. Tantan ropörtajın bugünkü bölümünde Masonları Atatürk'ü öldürmekle suçladı.[/align]
 
[align=left]Türkiye Cumhuriyeti"nin kurucusu Atatürk, mason teşkilatını kapattı. Ama bugün geldiğimiz noktada çok fazla bir şeyin değişmediği görülüyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?[/align]
 
[align=left]Atatürk"ü de masonların öldürttüğü kesin… Bunlar hep konuşuluyor, zaman zaman medyaya da yansıyor. Çünkü, Atatürk"te bir siroz hastalığı çıkıyor ve bir gecede ölüyor... Atatürk"ün Mason Localarını kapatmasından sonra masonlarla savaş yeniden başlıyor. Atatürk öldükten sonra Mason Locaları yeniden açılıyor. Bu aşamadan sonra dikkat ederseniz, Atatürk"ü kendi halkından soğutma çabalarının ağırlık kazandığı görülüyor. [/align]
 
[align=left]Yani bir noktada diyorsunuz ki, masonlar, kendilerini lağveden Atatürk"ten intikam alıyorlar. Atatürk"ü manen de yok etmek için çalışıyorlar. Bu sonucu mu çıkarmamız gerekiyor?[/align]
 
[align=left]Türkİye Cumhuriyeti o yıllarda İttihat ve Terakki"nin kuruluşundaki mason hakimiyetini temizleyememişti. Yani Mahmut Esat Bozkurt"un 1930"da Bakanken Meclis"te istifa etmesindeki verdiği mesaj da çok önemlidir. Atatürk dahi bir şey yapamamıştır. Atatürk"ün Mahmut Esat Bozkurt"u çağırtıp bu Mason Locaları ile ilgili gündem dışı konuşma yapıp “hemen bunu kapatmamız lazım” demesinden sonra Atatürk"ün sonu gelmiştir. Peki bu masonlar ne yaptı? Atatürk"ü din düşmanı yaptılar. Oysa Atatürk, parçalanmaya karşı milletin itikatta ve amelde birleşmesi için o günkü alimlere kitaplar yazdırtmıştır. Ondan sonra gelenler dini bir yaşam tarzı gibi göstermemiştir. Dinin babadan dededen gelme batılın da içine karışması ile yozlaşmış bir şekilde devam etmesini istemişlerdir. Bu, Türkiye"yi kullanmak isteyenlerin işine gelmiştir. Oysa bizim bu gücün empoze etmeye çalıştığı dine karşı geleneksel İslam"ı savunmamız gerekirdi.[/align]
 
[align=left]Türkiye"de gerçek anlamda ülkesine hizmet edecek yetişmiş insan sıkıntısı mı var?
Bunu şÃ¶yle görmek lazım. Türkiye"de zihinsel anlamda üretim gücünün eksikliğini görüyoruz. Özellikle raflarda eksikliğini hissediyoruz. Yabancı kitaplıklara baktığınız zaman orada Türkiye"den bir şey göremiyorsunuz. Asırlardan beri İslam"a bayraktarlık yapmış bir milletin İslam açısından üretim gücünün sıfır olduğunu görü-yorsunuz. Dünyada İslam"ın yaygınlaşıp kabul görmesi açısından etkili bir alim göremiyorsunuz.
Özellikle Mısır"daki eğitim faaliyetinin gelişmesi, bireyin eğitilmesinde Mason Locaları"nın tavsiyesini görüyorsunuz. İslamiyet"in yaygınlaşarak, toplumların bilinçli bir şekilde Müslüman edilmesi noktasındaki hareketin içerisine bile masonların girdiğini görüyorsunuz. Hem aydınlanma çağında, hem de hızlı okullaşma döneminde de, açılan okullara bile masonların sızdığını görüyorsunuz. Bu olayların tarihi sürecinden bu yana yani Haçlı seferlerinden beri bu faaliyetleri görüyorsunuz. Askeri örgütlenmede bu akıma karşı son derece akıllı örgütlenme yapmış fakat sürdürememiş. Yeniçeri"nin kuruluşundaki, Bektaşi örgütlenmesindeki noktalar iyi tahlil edilmeli. Osmanlı Devleti"nin örgütlenmesine baktığınız zaman çıkarılması gereken çok büyük dersler var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nin kaybı, yeni bir cumhuriyeti kurarken bu altyapıları yeni anlayış ve esaslara göre kuramamasıdır. Niye kuramadı?
Çünkü yetişmiş insan gücü ve bilgi eksikliği vardı. [/align]
 
[align=left]Görevdeyken engellendim
Yurt Partisi Genel Başkanı Saadettin Tantan, İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde suç örgütleri ile mücadele konusunda yeni bir eylem planı hazırlığı içinde iken Bakanlar Kurulu tarafından engellendiğini açıkladı. Tantan, “ İçinde bulunduğumuz sarmal hâlâ bütün bu güçlerin oyunlarına karşı bir eylem planı yapamayışımızdan kaynaklanıyor. Ben bunu yapmak istedim ama Bakanlar Kurulu"ndan geçirtemedim. Bilginin, insanın, paranın, malın, hizmetin bilgisayar ortamında takip edilmesi gerekiyordu. O zaman korku şuydu: "Tantan bizim hepimizin nerede paramız olduğunu tespit edecek, el koyacak." Biz aslında güçlü devletin düşÃ¼ndüğü ve yapması gerekeni yapmak istiyorduk. Çünkü, bilgi devletin elinde olursa bunu korur ve geliştirir. Bugün Küresel gücü dünyadaki toplumları istediği şekilde yönlendirecek, o ülkelerin kabul ettikleri din önderleri kontrolünde tutuyor. Tüm bu din önderlerine baktığınız vakit, ekonomik güçleri tartışmasız, etki güçleri çok yüksek. Biz bunun Türkiye"deki etkisini kırmak istemiştik. Ama Bakanlar Kurulu"ndan geçirtemedik” dedi[/align]
 
[align=left]Uluslararası destek alıyorlar!..
Türkiye"deki Mason Locaları"nın bağlı olduğu mason mahfilleri, Türk biraderlerine desteği eksik etmiyorlar. Türk masonlarına övgü yağdırıyorlar. [/align]
 
[align=left]HÜr ve Kabul Edilmiş Mason Locaları"nın yeni büyük üstadını seçmesinden sonra Fransız masonların büyük üstadı Quillardet"in övgüsü basında yer almakta gecikmedi. Fransız mason, Türk biraderlerinin Türkiye"de Cumhuriyet"in ve laikliğin kuruluşunda büyük rolü olduğunu iddia etti. Türk masonlarının güçlü bir geleneği olduğunu da öne süren Fransız mason, başÃ¶rtüsü sorunu konusunda da Türkiye"de yapılanlara destek verdi, "Biz de Fransa"da yasaklanmasına çalışıyoruz" dedi.[/align]
 
[align=left]"Atatürk"e silahla suikasti düşÃ¼ndük!"
Gazetemiz yazarı Hasan Demir"in iki gün önce köşesinde gündeme getirdiği bir masonun itirafları, YP Lideri Tantan"ın sözlerini doğruluyor. [/align]
 
[align=left]Hasan Demir köşesinde özetle şu görüşlere yer vermişti:”Yıl 1948, Ağustos"un 1"i. Yunan Komünist Halk Cumhuriyeti (ELD)"nin “Laiki foni” yani “Halkın sesi” isimli gazetesinin 685"inci nüshasında, Bulgar Yahudilerinden 33 dereceli farmason Avram Beneraoysan şunları yazar:” Mefkûremizi imha edici darbe vuranların akıbeti, feci şartlar altında ölümdür!..” 33 dereceli komünist mason hangi darbeden bahsetmektedir ve “akıbeti feci şartlar altında ölüm” olan kimdir?Bırakalım onu da kendi söylesin: “(..) Mustafa Kemal Atatürk, 10.10.1935 tarihinde Ankara"da Çankaya köşkünde doktor Mim Kemal Öke"ye hitaben, "Mason cemiyetinin faaliyetini inkılaplarıma muarız gördüğüm için kapatılmasını elzem gördüm. Bu dakikadan itibaren bu cemiyeti ölmüş biliniz. Ve bir daha diriltmeğe teşebbüs etmeyiniz" demişti..[/align]
 
[align=left](...) O zannetti ki; bütün muhalif ve muarızlarını tasfiye ve bertaraf ettiği gibi masonları da tasfiyeye tabi tutmaya muvaffak olacaktır.[/align]
 
[align=left]Fakat asla! Türkiye"deki mason cemiyetinin Kemal Atatürk tarafından kapatılarak faaliyetinin durdurulduğunu Moskova"da tarihi bir yerde yoldaşlar arasında yapılan bir toplantıda işittiğim zaman, beynimden okla vurulmuş gibi sersemledim. Heyecandan şaşırmış bir halde, orada-kilere şaşkınlık içinde haykırdım: [/align]
 
[align=left]"- O sarı lider ortadan suret-i katiyetle kaldırılacaktır!" İşte böyle.. 1948 yılı Ağustos ayının 1"inde Yunan Komünist Halk Cumhuriyeti örgütünün yayın organı “Laiki Foni”nin 685 sayılı nüshasında Ege ve Balkanların kıdemli komünistlerinden 33 derece mason Bulgar Yahudi Avram Benaroyas"ın itirafları.”

Özkök yazdı, satış iptal oldu
Türk masonlar bir yandan kapılarını açtıklarını iddia ediyorlar, diğer yandan ölmüş bir masonun evraklarının müzayedede satılmasına izin vermiyorlar. Nitekim, Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök"ün, müzayedeye çıkacak olan bir masonun evrakları ile ilgili yazısından sonra, müzayedeyi düzenleyen yayınevi sahibi, masonun yakınlarının dev-reye soktuğu avukatların salona gelmesi üzerine, bunları müzayededen geri çekti.[/align]
 
[align=left]Oysa, Özkök, masonun arşivindeki evrakların hiç de önemli olmadığını iddia etmiş ve müzayedeye çıkmadan evrakların dökümünü vermişti. [/align]
 
[align=left]Kitap ve yayınevi sahibi bundan sonra bir daha mason Aydın Bilge ve Sevgi Locası"nın eserlerini müzayedeye sokup satmayacağına yönelik açıklama yapma gereği de duydu![/align]
 
[align=left]Yeniçağ[/align]
 
TÜRKİYE'DE MASONLUĞUN GİZLİ TARİHİ-1
[aeva]fsQiq_F9XNw[/aeva]
 
TÜRKİYE'DE MASONLUĞUN GİZLİ TARİHİ-2
[aeva]ib1-zob6OAw[/aeva]
 
TÜRKİYE'DE MASONLUĞUN GİZLİ TARİHİ-3
[aeva]i1b9auGy5Xc[/aeva]
 
TÜRKİYE'DE MASONLUĞUN GİZLİ TARİHİ-4
[aeva]lobi1xXqOYw[/aeva]