+ Bilgi Diyari » SERBEST KÜRSÜ » Siyaset Köşesi
|- MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE 'Gerçek' PKK

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE 'Gerçek' PKK  (Okunma sayısı 254 defa)

Çevrimdışı HasBahCa

  • Administrator
  • Sr. Member
  • *****
  • İleti: 410
  • Cinsiyet: Bay
    • HasBahCa
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE 'Gerçek' PKK
« Yanıtla #1 : Kasım 04, 2010, 08:43:09 ÖS »
PKK cephesinde ateşkese ve müzakerelere karşı çıkan örgüt içi muhalefetin adı bundan sonra 'Gerçek PKK' olacak.
Bu ismi, uzun zamandır sükûnetin devam ettiği Kuzey   İrlanda'da, hâlâ şiddeti savunanların kendilerine 'Real IRA' demesinden   ilham alarak kullanıyorum. İllegalitenin kendine özgü bir doğası vardır.   Devletin takibatından kurtulmak için her iş gizlilik içinde yürütülür.   Aynı gizlilik örgütün varlık gayesinden uzaklaşmasına yol açar;   denetimsizlik ve keyfilik doğurur. Birileri gücü ele geçirince kendine   yontmaya başlar. 
PKK'nın (doğrusu KCK'nın) 2001 seçimlerini kapsayan ateşkesi   Ã¶ncekilerden farklı. Aysel Tuğluk'un Öcalan'a atfen 'Diyalogdan   müzakereye geçildi' sözü, inandırıcı bir başlangıç yapıldığını   gösteriyor. Süre, yaklaşık olarak sekiz ayı kapsayan çok uzun bir süre.   Ã–rgütün bu kadar uzun süreli olarak kendisini ateşkesle bağlaması,   beklentilerin çok güçlü olduğunu gösteriyor. PKK'lılar her fırsatta   karşı çıkıyorlar ama artık resmen 'PKK'nın tasfiyesi süreci' başladı.   PKK yerine şiddetin veya şiddet örgütlenmesinin ve aparatlarının   tasfiyesi demek belki daha doğru. Nitekim PKK'yı tasfiye edenler zaten   PKK'lılar. Ateşkesi PKK yerine KCK'nın ilan etmesi bu kendi kendini   tasfiyenin kanıtı değil mi? 
Süreç zor bir süreç. İçi boş retoriklerin, tabana selam gönderme   gayretlerinin dışında yol almak lâzım. Başlangıç noktası olarak PKK şefi   Murat Karayılan'ın itirafı hareket noktası olarak alınabilir. ŞÃ¶yle   diyor: 'Devleti yenemeyiz, ama yok da olmayız.' Bu söz PKK adına bütün   politik hedeflerin kaybedildiği, geriye sadece bir var olma-yok olma   gayreti kaldığını ifade ediyor. Öbür taraftan devlet de kemiksiz bir   zaferin sahibi değil. Devlet otoritesini sarsacak, halkı korku ve   endişeye sevk edecek şiddet eylemlerini planlamak ve uygulamak PKK'nın   Ã¶rgütsel gücünü göstermez, ama devletin zaafları hakkında fikir   verebilir. Yine de bu nokta iyi bir başlangıç noktası. Çünkü iki taraf   için de çözüm arayışını kaçınılmaz kılıyor. 'İki taraf' sözü birilerini   rahatsız edebilir. Ne var ki, 'devleti yenemeyiz' itirafı ve silah   bırakma iradesi ortaya gerçek bir taraf çıkartmıyor mu? 
Süreç çok zor bir süreç. Birçok engelle karşılaşmak, umutsuzluğa   kapılmak kuvvetle muhtemel. Herkes bu zorlukları bilerek yola çıkmalı.   Boğazın dokuz boğumu olduğu ve her sözün her boğumda uzun süre beklemesi   gerektiği, bu sürecin temel prensibi olarak benimsenmeli. PKK (artık   KCK) dar alanda kuyruğu ve dişleri birbirine çarpan tilkiler   dolaştırıyor. Ancak bu ince hesapların çözmeye çalıştığı asıl sorun   Ã¶rgüt içi hesaplar. PKK basit bir silahlı örgüt değil. Özellikle   Avrupa'ya yayılmış bir organizasyona ve zengin para kaynaklarına sahip.   Yani? Tasfiye edilecek PKK, aynı zamanda geniş istihdam ve gelir   yaratan, kazandıran bir şirket. Bir sürü 'önemli' adamı ve 'örgüt ağası'   var. Anlaşmazlıklar ve güç kaybı doğal olarak 'Gerçek PKK'nın ortaya   Ã§ıkmasına ve desteklenmesine yol açabilir. Bu yüzden barış sürecinin   Ã¶nünde görünen en büyük engel henüz ortaya çıkmamış olan 'Gerçek PKK'. 
Öcalan ziyaretine giden Aysel Tuğluk'a 'Devlet çözümden yana   siyaset engelliyor' demiş. Bu doğru değil. Bu süreçte MHP'nin takındığı   tavrın bile -çok zorlama olsa da- çözümden yana olduğunu fark etmek   lâzım. 12 Eylül referandumundan son haftaya gelene kadar MHP Genel   Başkanı, medyaya düşen pazarlık haberlerini diline dolayarak AK Parti'ye   yüklenmedi. Ne zaman ki süreç tıkandı, MHP tartışmaya dahil oldu.   MHP'nin taraftarlarının baskısına ve beklentisine rağmen böyle bir   sükutu tercih etmesi çözüm konusunda pozitif bir rol üstleneceğinin, hiç   olmazsa engel olmayacağının işareti. Yeter ki izah edemeyeceği bir   Ã§Ã¶züm önüne konmasın. Devlet sağlam durursa Devlet Bahçeli sağlam   duracaktır. 
Bu süreçte dikkatimizi 'Gerçek PKK'nın üreteceği provokasyonlara   Ã§evirmemiz lâzım. Taksim'deki bomba bir provokasyondu. Benim vardığım   sonuç: Bu eylemi PKK yapmadı. 'Kim o zaman?' sorusunun cevabı ise: henüz   adı konmamış 'Gerçek PKK'. 
Daha işin başındayız. Kim bilir daha nelerle karşılaşacağız? m.turkone@zaman.com.tr